Başkan'ın Mesajı
Değerli Hissedarlarımız, Müşterilerimiz, İş Ortaklarımız;
ABD konut kredisi piyasasından kaynaklanan ve küresel finans piyasalarını ciddi anlamda sarsan dalgalanmalar, 2008 yılının son çeyreğinde ABD'nin önde gelen yatırım bankalarından Lehman Brothers'ın iflasıyla zirve noktasına ulaşarak küresel ekonomide görülmemiş boyutta bir daralma dönemine girilmesine neden oldu. Alınan küresel önlemlerle 2009 yılı ikinci yarısından itibaren düzelme eğilimine giren dünya ekonomisinde, 2010 yılında bu eğilim güçlendi, ancak ülke bazında farklılaşarak devam etti.Toparlanma işaretlerine rağmen yine de olumsuz beklentilerle başlayan 2010 yılında, alınan önlemler olumlu neticeler vermeye başladı. Küresel ekonomideki bu düzelmenin itici gücü, gelişmekte olan ülkelerin ekonomiler oldu. Bazı gelişmekte olan ülkeler, bu krizden etkilenmek bir yana, çarpıcı büyüme performansları sergilediler. Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Meksika, Güney Kore ve Endonezya ile birlikte Türkiye bu dönemin dikkat çekici ekonomileri olarak belirdiler.
2009 yılındaki önemli ölçüdeki küçülmeden sonra, gerek alınması gereken tedbirlerin hükümet tarafından taviz verilmeden devreye sokulması, gerekse bankacılık sektörü ve reel sektörün 2001 krizinin ardından kazandığı deneyimler ve aldığı önlemler, ekonomimizin 2010 yılında krizin ardından çabuk toparlanıp tekrar hızlı bir büyüme sürecine girmesini sağladı. Türkiye ekonomisi, dünyadaki kriz ortamına ve en büyük ihracat pazarını oluşturan Avrupa Birliği ülkelerinde yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen krizden hızla çıkarak 2010'u %8'e yakın bir büyümeyle kapattı.
2010 yılının son çeyreğinde, enflasyon 2,83 puan geriledi ve % 6,4 ile yılsonu hedefine oldukça yakın bir düzeyde gerçekleşmiştir.
Bu makroekonomik performans, İMKB'na da yansıyarak 2010 yılında IMKB-100 endeksinin %25'e yakın artmasını sağladı, IMKB 2010 yılının en çok kazandıran borsaları arasına girdi.
Küresel kriz 2008-2009 döneminde finansal sektörün büyümesini göreli olarak yavaşlatırken, 2010 yılı itibarıyla yeniden bir hızlanma yaşandı. Türk bankacılık sektörünün toplam aktifleri 2010 yılında bir önceki yılsonuna göre %20,8 oranında artarak 1 trilyon TL'nin üzerinde gerçekleşti, sektörün toplam kârı ise 20,2 milyar TL'den 21,9 milyar TL'ye çıkararak önemli bir gelişim sergiledi..
Türk bankacılık sektörünün fiyat/kazanç oranı ise 2009 yılı ile birlikte yükselmeye başladı ve 2010 yılsonu itibarıyla 17,1 olarak gerçekleşti.
2010 yılının ilk üç çeyreğinde canlı bir iç talebe karşın zayıf dış talep nedeniyle, 2010 yılının son çeyreğinden itibaren TCMB; ekonomiyi sağlıklı bir büyüme yapısına yönlendirmek, bu ayrışmayı ve kısa vadeli sermaye girişlerinin ve yüksek cari açığının yol açabileceği riskleri sınırlamak amacıyla kısa vadeli faiz oranlarını düşük düzeylerde tutarken zorunlu karşılık oranlarını kullanarak parasal sıkılaştırma politikaları uygulamaya başladı. TCMB'nın bu politikaları, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) kredi teminat oranı, genel karşılıklar ve sermaye yeterliliği hesaplaması ile ilgili aldığı tedbirler ile desteklendi.
2010 Yılında Denge Grubu
Dünya'da önemli gelişmelerin yaşandığı 2010 yılında, Türkiye ekonomisi başarılı performansıyla göz doldurdu.Denge Grubu da bu güçlü büyüme ortamında başarılı finansal ve sonuçlar almayı sürdürdü. Denge Grubu olarak, temkinli iş yapma geleneğimiz, odaklanma stratejimiz ve aldığımız önlemler ile 2008-2009 yıllarında yaşanan kriz sürecinden etkilenmemeyi başardık.
Grubumuz iştirak ve bağlı ortaklıklarının başarılı performansları neticesinde, 2009 yılına göre, 2010 yılında toplam aktiflerimiz %64, özvarlıklarımız ise %51 oranında arttı..
2010 yılında büyüme ve genişleyen organizasyon yapısına paralel olarak Şirket merkezimiz stanbul'un en prestijli ticari gayrimenkulleri ve iş merkezlerinin bulunduğu Levent'e taşındı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Kurulu bulunan finans kuruluşumuz Toma Finance Ltd'in sermaye yapısı kuvvetlendirildi ve mali yapısı uluslararası piyasalarda planladığımız hedefleri karşılayacak bir seviyeye ulaştı.
2011 Yılı Makroekonomik Beklentilerimiz
Başta Yunanistan olmak üzere Euro bölgesinde kamu maliyesi ve bankacılık sektörü kaynaklı sorunlar, küresel ekonomiye yönelik olarak aşağı yönlü riskleri artırmaktadır. Ayrıca, gelişmiş ülke ekonomilerindeki sorunların 2011 yılında daha da derinleşmesi olasılığı hala geçerliliğini korumaktadır.2011 yılında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomik performanslarındaki ayrışmanın sürmesi beklenmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki eğilimin aksine, içinde Türkiye'nin de bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde iç talep kaynaklı büyüme eğilimi devam etmektedir. Sermaye akımlarının desteklediği kredi genişlemesinin de etkisiyle iç ve dış talep arasındaki ayrışmaya bağlı olarak artan cari açık ise Türkiye ekonomisinin en kırılgan noktasını oluşturmaktadır.
Türkiye ekonomisinin küresel piyasalardaki olumsuz gelişmelerden etkilenmesini asgariye indirmek amacıyla, küresel ekonomideki yeni gelişmelerin ekonomi yönetimimizce dikkatle izlenmesi neticesinde 2011 yılına da başarılı bir büyüme performansı ile giren Türkiye ekonomisinin, 2011'in ilk yarısında da yüksek bir büyüme sergileyeceğini, 2011 yıllık büyüme oranının ise 2010 yılına nispeten daha düşük ancak yüzde 2.0-2.5 aralığında oluşması beklenen küresel ortalamaların yine de çok üzerinde %5.5-6.5 seviyelerinde gerçekleşmesini beklemekteyiz.
2011 Yılı Hedeflerimiz
Denge Grubu ise, 2011 yılında da odaklandığı uluslararası finans, dış ticaret ve enerji sektörlerindeki mevcut faaliyet konularını devam ettirecek; azami verimliliği ve kârlılığı sağlayacak, rekabet gücümüzü artıracak şekilde hareket edecek, yeni fırsatlarını değerlendirmekte aktif bir politika güdecek, finansal ve ekonomik dalgalanmalardan en az şekilde etkilenmeye özen gösterecektir.Satınalmalar, özelleştirmeler, yeni sermaye piyasası ortaklıkları kurulması ve şirketlerimizin halka açılması sürecinin başlaması ise 2011-2012 yıllarında öncelikli hedeflerimizden birisi olacaktır.
Denge Yatırım Holding'in, odaklandığı sektörlerde olmak üzere, Türkiye'nin yakın bölgesinde fırsat sunan gelişmekte olan ülkelerde de yatırım yapması ve mevcut yatırımlarını artırması yönündeki stratejik kararı çerçevesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bosna-Hersek Federasyonu, Bulgaristan ve Romanya'ya yönelik yeni yatırımlar konusundaki hazırlıklarımız ve bu pazarlarda yeni fırsat arayışlarımız devam etmektedir.
Bosna-Hersek Federasyonu'nda bankacılık ve finansal hizmetler sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin satın alınması veya bu sektörde ortaklıklar tesis edilmesine yönelik görüşme ve hazırlıklarımızın en geç 2011 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir.
Denge Holding'in, Bosna-Hersek Federasyonu'nda yapmayı planladığı enerji yatırımları ile ilgili olarak Bosna-Hersek Federasyonu Enerji Madencilik ve Sanayi Bakanlığı ile federasyonun elektrik üretim şirketleri'nin Tuzla, Kakaknj (2) ve Bugojno'da yenilemeyi ve yeni inşa etmeyi planladığı toplam 1.150 MW kurulu güce sahip 4 termik santralin yapımı ve/veya yapımı ile birlikte işletilmesi işleri ile ilgili olarak hazırlıklarımız, şirketin bu ülkedeki enerji yatırımları konusundaki yetkilisi bulunduğumuz China National Corporation for Overseas Economic Cooperation (CCOEC) ile birlikte yürütülmeye devam edilecektir.
2011 yılında da, Denge Grubu olarak, sermaye yapımızı daha da güçlendirerek, muhtemel risklere karşı daha kuvvetli, temkinli bir yönetim yaklaşımı ile, bir yandan da yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarına açık olarak ve odaklandığımız alanlarda seçici riskler alarak; ülkemiz ve bölgemizdeki girişimlerimizi sürdürmeyi ve her zaman olduğu gibi iş hayatımızdaki çabalarımızı kurumsal sosyal sorumluluk alanlarına da taşımayı hedefliyor; 2011 yılının ülkemiz, halkımız ve girişimcilerimiz için başarılarla dolu ve huzurlu bir yıl olması temennisi ile tüm hissedarlarımıza, müşterilerimize, iş ortaklarımıza, yöneticilerimize ve çalışanlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.
Saygılarımla,
Recep Ali KEYDAL
Yönetim Kurulu Başkanı
